Tarih

-Türk Osmanlı Hanedanı Avrupa’nın diğer saltanat aileleri ile niye yüzyıllar boyunca bir bağ kurmamıştır? Osmanlı şehzadesi gidip İngiltere’den prensesle evlenmez mesela. Bunun nedeni diğer saltanatları Osmanlı mülküne ortak etmemektir. Bu sebeple Osmanlı’da cariyeler, hatunlar farklı diyarlardan, köylerden bulunan sıradan insanlardır.

Türk Osmanlı’nın bu biçimde uygulamış olduğu yöntem aslında Roma’nın halefi olmasından kaynaklanıyor olabilir.

 

5 Ekim 2022    Çarşamba    18:08          İstanbul   Bahadır Gezer

-Dünya ve insanlık tarihinin en ilginç ve etkili hikayelerinin ortaya çıktığı coğrafyadır Anadolu. Biz kendimizi Batı’ya uzak hissediyor olsak da, Anadolu Batı Uygarlığı’nın böğrüdür. Batı kültürünün ilk oluşmaya başladığı yerdir Anadolu. Sayısız masallar, öyküler, anılar ve türlü türlü anlatılar diyarıdır Anadolu. Neredeyse her köyün bir efsanesi vardır. Kimileri aşıklar hakkında, kimileri kahraman askerler hakkında, kimileri iklim hakkında, kimileri ilahi formunda sayısız anlatının anayurdudur Anadolu.

Öyleyse neden en azından büyükşehirlerimizde Mitoloji Müzeleri açmıyoruz?

“Ne teşhir edeceğiz böyle bir müzede? Arkeoloji Müzeleri zaten bu işi görmüyor mu?” Tiyatro Salonu’nda Türk efsanelerini canlandırış, Anadolu’nun çeşit çeşit uygarlıklarının hikayelerinin her dilde satıldığı DVD’ler olan bir hatıra satış mağazası, etrafta mitolojik karakterler kostümleri giymiş görevliler, mitolojik şahıslara ait olduğu tahmin edilen eşyalar, mitolojik kıyafetler, mitoloji ile ilgili çeşitli tarihlerde çizilmiş birçok değerli ve eşsiz tablo… kısacası Dünya üzerinde bir Mitoloji Müzesi’ni en rahat doldurabilecek olan ülke Türkiye’dir.

 

-Arkeoloji çoğu kimse tarafından tarih ilminin bir mecrası olarak görülür.

Açık konuşmak gerekirse Anadolu’da en çok arkeolojik çalışma yürüten ülke Almanya’dır. Bunun sebebi Almanlar’ın kültürlerinin köklerini Anadolu’da aramalarıdır. Kimileri bunu mantıksız bulmaktadır. Almanlar ise Hunlar ile olan yakın bağlarından ötürü ataları sayılabilecek kavim boylarının Anadolu’ya yerleşmiş olabileceklerini bir ihtimal olarak görmektedir.

Ne denirse densin, sebep ne olursa olsun kendi yurdumuzda arkeolojik projelendirme yapmak konusunda çok zayıf olduğumuz yadsınamaz bir gerçek.

Artık Orta Asya’da tarihi mirasımızı araştırma konusuna gelemiyoruz bile. Halbuki daha gün yüzüne çıkartılmamış anıtlar ve kitabelerin Orta Asya’da, belki de toprağın içinde olması kuvvetli bir olasılıktır. Kendi tarihimizi araştırmak gereksiz bir yatırım ya da lüks falan olarak görülmemeli.

Maalesef tarihi eserler ve buluntular toprağın içinde her geçen saat daha da yıpranmakta ve çürümektedir. Yani tarihimizin yok oluşuna seyirci haldeyiz.

Akşam vakti sokakta yürürken bir sokak lambasının altından geçtiğinizi ve yürümeye devam ederken 20-30 adım sonra bir ağacın yanından geçtiğinizi tahayyül edin lütfen. Bu durumda arkanızda kalacak olan ağacın gölgesi önünüze vuracaktır. Geleceğin görüntüsü geçmiş üzerine bina olur. Ağaca konan bir karganın gölgesini ağaca bakmadan, sadece önümüze bakarak görebiliriz. Tabii ağaçtan evvel ışık olması münasebetiyle bu olur. Ağacın arkasında kalan ışık, ağacın gölgesinin öne düşmesine neden olur. Gelecek geçmişin izleri üzerine oluşur.

Biz arkeolojik kayıplarımızı yabancı müzelerde arıyoruz. Aslında kaçırılan çoğu arkeolojik buluntular  ultra-zengin insanların meskenlerinde kendilerine yer bulmuştur. Bunları takip etmek neredeyse imkansız.

Maalesef yurdumuz Anadolu’da arkeolojik soyguna uzun süredir göz yumuluyor. Yanlış anlaşılmasın; iyi niyetli yabancı araştırmacıların özveri içinde mesleklerini icra etmeleri hakkında değildir bu söylem. Ve fakat bir çok buluntunun akıbeti bilinmemektedir.

 

-Tarih hakkında ihtimallerden bahsetmek mümkündür. Bazı olayları kanıtlayacak nesneleri her zaman öne getiremeyebiliriz. Tarihte bu var. Yani İstanbul’un Fethi’nden evvel cenk başlamadan evvel Fatih Sultan Mehmet ile Konstantin’in ne konuştukları hakkında herhangi bir kayıt bulunmamıştır. Yine de söylenenlerin neler olduğu konusunda ihtimaller ve fikirler geleceğe taşınmıştır. Tarihte bunun gibi pek çok örnek vardır. Çin Seddi’nin inşasında en azından 10.000 Çinli’nin yaşamını yitirdiği ihtimali ortadır. Ve ancak bu konu hakkında herhangi resmi kayıt bulunmamaktadır.

Bu tür konulardan bir tanesi ise oldukça ilgi çekici: bu anlatı Maya Ve Mısır İmparatorlukları hakkında. İkisi farklı kıtalarda, “birbirlerinden habersiz” varlıklarını sürdürmüşler. Buna rağmen ikisinin kültürlerinde birçok ortak nokta gözlemleniyor. Piramitler bunun bir göstergesi. Mısır’daki piramitlere oldukça benzeyen piramitler Güney Amerika’da da karşımıza çıkıyor. Rivayet şu şekilde; Maya İmparatorluğu’nun bekar bir imparatoru var. Bu adam hayatını öte Dünya ile iletişim kurmaya adamış bir tutkun. Bunu yapmanın yolunun Sonsuz Su (Atlantik Okyanusu)’dan geçtiğini düşünüyormuş. İmparatorluk içinde bu konu ile ilgili yapılan tüm ilmî çalışmaları finanse ediyormuş. Bu projelerden birinde Mayalı mühendisler kambur balinalara hangi yönde yüzecekleri konusunda komut verme kabiliyetine erişmişler. Bu yetiye kavuştuktan sonra bir mermer tabletin üzerine imparatorluk ile ilgili bazı şeyler ve ölümle ilgili sorular kazımışlar ve bu tableti balinanın yutmasını sağlamışlar. Ardından balinaya sürekli, dümdüz ve daima doğuya yüzme komutu vermişler. Kambur balinalar gerçekten okyanusu bir baştan bir başa kat edebilecek yapıya sahipler. Ve ancak bu ilk denemenin olumlu ya da olumsuz sonuçlandığı anlaşılamamış. Bunun üzerine Maya imparatoru 50 tane balinanın eğitilip aynı şeyin yapılmasını istemiş. Aradan aylar geçtikten sonra, Dünya’nın öte tarafında; Batı Afrika sahillerinde balinalar karaya vurmaya başlamış. Konu ahali içinde yayılmış ve bunun bilgisi kısa sürede bölge valisinin önüne getirilmiş. İş Memphis’e kadar varmış. Mısır İmparatorluğu’nun başkentinde Batı Afrika’da karaya vuran bu canavarlar konu olmuş. Bekar olan imparatoriçe konuyu incelemesi üzerine gerekli memurları görevlendirmiş. Bu imparatorluk görevlileri balinaları tetkik ettikten sonra kısa sürede midelerindeki tabletleri bulmuşlar. Tabletlerin üzerinde yazı olduğunu anlamaları da uzun sürmemiş. Artık iş tabletteki dilin ne anlattığını anlamaya gelmiş. İmparatoriçe bu mevzuya çok önem vermiş. Farklı bir Dünya ile iletişime geçilebileceğini düşünmeye başlamış. Ve aynı metod ile Bilinmeyen Sular (Atlantik Okyanusu)’da batıya doğru yüzme komutu almış balinalar gönderilmesini emretmiş. Bu balinaların da içine tıpkı gelen balinalardaki gibi yazı işlenmiş. Ayrıca balinalarla gelen Maya dili de bu tabletlerde kullanılmış.

Mısır’ın gönderdiği balinalarda tıpkı diğerleri gibi karaya vurmuş. Güney Amerika’nın doğu sahillerine. Maya imparatoru konuyu duyunca oldukça heyecanlanmış. Gelen balinaların midelerinden tabletler çıktığını duyunca ise heyecanı tavan yapmış. Ona göre bu öte Dünya ile iletişime geçmekmiş. Sonsuzluk Alemi ile irtibatmış bu onun gözünde.  Gelen tabletler okunmuş. Ve böylece bir süre sonra Mısır imparatoriçesi ile Maya imparatoru mektup arkadaşı olmuşlar. M.Ö. okyanus üstü mektuplaşmak.

İşte Maya ile Mısır kültürleri arasındaki benzerlikler bu etkileşimlerden kaynaklıdır.

 

-1800 yılında olan önemli vakalar:

*ABD Kongre Kütüphanesi kuruldu. Dünya’nın arşivi en geniş kütüphanesidir.

*Ludwig van Beethoven’ın 1. Senfonisi’nin galası Viyana’da yapıldı.

*Türk Osmanlı-Rus ittifakı çerçevesinde Ege Denizi’nde Yedi Ada Cumhuriyeti kuruldu. Buraya Rus ve Türk garnizonların yerleşmesi planlanıyordu.

*ABD ile Fransa arasındaki Quasi Savaşı’nı sona erdiren Mortafontaine Antlaşması imzalandı.

 

-1801 yılında olan önemli vakalar:

*Fransa’nın ilk nüfus sayımı yapıldı.

*Trablus paşası ABD’nin 1796’da imzaladığı Trablus Antlaşması’nda korsanlığa karşı korunma için ödediği vergiye zam istedi. ABD’nin bunu reddetmesi üzerine Trablus paşası ABD’ye savaş ilan etti. ABD’nin ilk denizaşırı savaşıdır.

*Johann Willhelm Ritter ultraviyole ışınımını (morötesi) keşfetti.

*Haiti devriminin önderlerinden Toussaint L’Ouverture adanın lideri oldu, köleliği kaldırdı ve yeni bir anayasa ilan etti.

 

29 Eylül 2022  Perşembe   19:15    İstanbul   Bahadır Gezer

2022 © www.zehirzemberek.com Bahadır Gezer Tüm Hakları Saklıdır.